yildiz-kenter

Refi Cevat Ulunay’ın, 1968 yılında “Takvimden Bir Yaprak” adlı köşesinde “Harika Kadın” başlığı ile kaleme aldığı yazı.

Yıldız Kenter’e kavuştum çok şükür. Rahatsızlığım dolayısiyle bâzı piyeslerini takip edememiştim ve bu benim için hakikaten telâfisi mümkün olmayan bir noksandı. Evvelki akşam seyrettiğim iki perdelik bir “realist” piyes, Yıldız, Müşfik ve arkadaşları, bakımından beni tatmin etti.

yildiz-musfik-kenter

Bu iki kardeşin baş başa oynadıkları eserlerde ne biliyim onları daha mevzua girmiş görüyorum. Zira evvelki akşam seyrettiğim bu eser de aşağı yukarı onların, eşhas varlığını kendilerinde, amma yalnız kendilerinde toplayarak bize sundukları, güzel mevzulardan biridir. Diğerleri (ütilite – “Fransızca’da yararlılık”) kabilinden rollerdir. Yıldız, yine bir hârika idi. O kadar ki bâzı memleketlerin vücudu ile iftihar ettikleri bir varlık olmanın, bütün şartlarını kendinde toplamıştı.

Burada belki bâzı okuyucularımın itirazları olacak. Belki bana diyecekler ki;
— Evet amma, senin Kenter’lerin bâzı piyeslerini çok sert bir edâ ile tenkid ettiklerin olmadı mı?
Ben hiçbir zaman onlar hakkında şiddetli lisanı kullanmadım. Seçtikleri piyesleri hırpaladım ve bunda da çok haklı idim. Bu eserler “alamod” (moda) piyeslermiş. Ben modanın yalnız sanata tesir edemediğine inanan bir adamım. Ben “İskemleler” adlı bir piyesi ağır şekilde hattâ Yıldız Kenter gibi bir sanatkârın hüviyetini sarsan bir eseri tenkid ettim.

Ben “Kim Korkar Hain Kurttan” nakaratı üzerine kurulan bu komediyi hırpaladığım zaman itirazlara uğradım. Amerika’da bunu film olarak çevirmişler ve piyes uzun zamanlar oynanmış, büyük rağbet görmüş!
Ben sanat vâdisinde kendimi herkesin beğendiğini, beğenmeye mecbur görmem ve kimseye de neden beğendiğini sormam.

Amerika edebiyatta milletlerarası şöhret yapmış bir memleket değildir. Nitekim hiçbir zaman büyük maceralar için başka memleketlerin edebiyatından faydalanmaktan hâli kalmamıştır. Amma şimdi; Amerikan modası öyle icab ettiriyormuş. İranlıların dedikleri gibi;
“Hükümdarın beğendiği her şey güzeldir.”

Yıldız Kenter niçin kıymetlidir?

Yıldız Kenter’in sanat hüviyeti, hiçbir sahne artistine nasib olmuş İlâhi bir haslet değildir. Bence, onda gördüğüm kıymetler;

1-) Deruhte ettiği rolün şahsiyetine yüzde yüz intibak edebilmek kudreti.
2-) Bu intibakı, Yıldız Kenter’liğini asla kaybetmiyerek yapabilmesi.
3-) Sahnede oyun tarzında en ufak bir hareketinin dahi ölçüden hariç olmaması. Meselâ (filân sözü söylerken ayağa kalkması veyahut bir yere dayanması) bunu bütün piyesin imtidadınca takip etseniz, Yıldız’ın bu ölçülerden dışarı çıktığını göremezsiniz.
4-) Heyecanda ve neşvede asla mübalâğaya kaçmayarak hâdisenin ruhda husule getirdiği tesiri en tabiî şekilde telkin edebilmek kudreti. Yıldız Kenter bunda o kadar samimîdir ki, ekseriya onu seyrederken o mevzuu yaşadığına hükmederim.

yildiz-kenter-musfik-kenter
Yıldız ve Müşfik Kenter Kardeşler

Dâvetli bulunduğum eser; birbirlerini seven iki gencin kısa fakat dramatik bir aşk mâcerasıdır. Kimsesiz bir kız, kendine aşkın kuvveti ile bir yuva kurabileceğini ümid eder ve sonunda bir trafik kazâsı ile hayata gözlerini kapar.

Ben bu yeni tarz dekor teşkilâtını yadırgıyorum. Belki uzun seneler, aynı tarzı görmüş olmamın da bunda tesiri olsa gerek. Fakat Müşfik Kenter ile Yıldız Kenter kardeşleri, bir eseri beraber elde tutarak yürüttüklerini görmek bahtiyarlığı, bana bütün bu yadırgamaları unutturuyor. Eseri ayakta tutan Müşfik’le Yıldız’dır. Bunun haricinde, dekorun, tabloların ve diğer artistlerin ehemmiyetleri ikinci derecede kalır.

İki kardeşi candan tebrik ederken, sahnemizi pek çok eserlerle zenginleştiren ve sahnede, konuştuğumuz Türkçe’yi bütün güzelliği ile belirten, Asfıde Zeybekoğlu’na da teşekkür etmeği bir borç bilirim.

Refi Cevat Ulunay
01 Şubat 1968

Not: 1890 senesinde Şam’da doğan yazar Refi Cevat Ulunay, 1968 yılının 4 kasımında, bu yazıyı kaleme aldıktan yaklaşık 9 ay sonra vefat etmiştir.
Yıldız Kenter’in 2007 yılında BBC’de yayınlanan röportajını buradan izleyebilirsiniz.

Daha Fazla İlgili Makale Yükle
Load More By Haber Servisi

Bir Yorum

  1. […] Terziyan amatör Ermeni tiyatro topluluklarından yetişme bir sanatçı. 17 yaşında Şehir Tiyatroları’na girmek istemiş, […]

    Yanıt Ver

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir