ahmet-hasim

Selim İleri, 1988 senesinde yazdığı köşe yazısında, önemli şairlerimizden Ahmet Haşim’i ve onun şiir anlayışını anlatıyor.

4 Haziran 1933 tarihinde ölen Ahmet Haşim, Abdülhak Şinasi’nin Galatasaray’dan okul arkadaşıdır; bu arkadaş­lık Haşim yaşadıkça sürmüş, Abdülhak Şinasi şairin ha­yatını ve sanatını irdeleyen İncelikli bir kitap da yazmıştır. “Fahim Bey ve Biz”, yazarına göre Haşim akşam, özellikle gece şai­ridir. Dicle Nehri’nden söz açarak başlayan şiir serüveni, ilk rü­yasını bütün yıkanmış yıldızlara, parıldayan heybetli mehtaba bakarak görür, daha doğrusu yıldızların ve dolunayın ırmakta­ki yansılarına dalıp gittiğinde…

abdulhak-sinasi
Abdülhak Şinasi Hisar

Pek hülyalı bu betimlemenin ardında, Ahmet Haşim’in şii­riyle ilintili bir saptayım söz konusudur. Ahmet Haşim, şiiri ken­diliğinden oluveren bir şey gibi görmekte, sözcüklerle sürdü­rülmüş yorucu bir çalışmanın verimi saymaktadır. Yıldızlar ve dolunay veriler ise, nehirdeki yansılar bu verilerin oluşturduğu sonuç.

Bugün bize kaba denecek kadar beylik gelen görüş, muha­keme, o günlerde açıklanmaya muhtaç bir giz gibidir. Yine Ab­dülhak Şinasi açıklamak gereğini duyuyor;

“Filhakika şairler köşe başı yazıcıları değildir. Sırlarını, aşk­larını, emellerini birer rumuzla ifade edebilmek isteyen bir lisan-ı harfi’ye ihtiyaçları vardır. Ahmet Haşim, muttasıl gizil bir şey duyurmak ister. Bunun içindir ki, ruhları şiiri duymayan ba­zıları onun şiirlerini birer muamma sanıyorlar. Haşim mısrala­rını kuvvetli bir esans derecesine çıkarıyor ve duyduğumuz ko­kusu senelerdir geçmiyor.”

Ahmet Haşim, karikatürlere konu olmuş, onunla alay edilmiştir

Oysa Haşim’in şiiriyle epey alay edilmiştir. Yenilik karşısın­da edebiyatçılarımız, okur-yazar geçinenlerimiz tutucu kalma­yı öngörürler. Ahmet Haşim, en güzel şiirlerinden biri dolayı­sıyla, “Bir Günün Sonunda Arzu” yüzünden karikatürlere ko­nu olmuştur. Kırık bir ömürde şairin her şeyden, siyasal fırtı­nalardan bile habersizmişçesine davranması ilginçtir.

Çevresindekilerin, yakın tanışlarının yükselişlerine handiyse istihzayla dudak büken Ahmet Haşim, seçimlerini, tercihlerini renklerle dile getirmek istemiş gibidir. Sarı, sonbaharın, solgun­luğun sarısı başı çeker. Güneş birden bire pembe ölgünlük olup çıkabilir. Zümrüt, yakut alacaları hepi topu gelgeç parıltılardır. Menekşenin kasvetli moru, kızıl ve “bir kanlı ziya” herhalde içteki karanlığa, acıya işaret etmektedir. Yahya Kemal’ le süregelen sessiz savaşı, içe kapanışının sebeplerin­den olmalı. Gelgelelim onu yakından tanıyanlar, ne kadar mütecessiz, haletleyici, horlayıcı olduğuna değinmişlerdir. Yakup Kadri madalyonun öteki yüzünü söyler;

“O, kendisini her dakika merhametsiz bir zekânın aydınlığında görüyordu. Bütün kusurları, bütün acayiplikleri, bütün ayıpları ve meziyetleriyle görüyordu. Bu zekâ, müz’iç ve çiğ bir projektör ışığı gibi onu bir dakika rahat bırakmıyor; içer­ken, yerken, severken, güler ve ağlarken, hatta belki uyurken bile bir an için sönmesini bilmiyordu. Hep parıl parıl yanıyor­du ve Haşim, bunun ortasında, daima örtünmeye, saklanmaya çabalayan çırılçıplak bir adamı andırıyordu.”

Yaşadığı dönemin çalkantılarını sessizce göğüslemek… Başka bir dünyada yaşıyor sanısı uyandırmak… Ahmet Haşim’in portresini çizen yazarlar durumu sezmişlermişçesine, saygıyı elden bırakmamışlardır. Abdülhak Şinasi’nin şaire ayrılmış eserinde “Bir Akşam Hatırası” bölümü ala­bildiğine yürek yakıcıdır. Ölen insanın yalnızlığını duyar Abdül­hak Şinasi ve Kadıköyü’nden ayrılırken içi sızlar.

Yahya Kemal’i övenler sürüp gitmiş sızıdan, içe kapanıştan pek konuşmamışlardır. Yalnızlık Haşim’in imparatorluğundadır. Bu bakımdan ölümünden elli beş yıl sonra da kişiliği çekici geliyor. Serüveni, şiiri, tutumu…

Son şiirlerinden Ağaç‘ta ulaştığı yalınlık estampları çağ­rıştırıyor;
“Gün bitti. Ağaçta neşe söndü. Yaprak ateş oldu, kuş da yakut; / Yaprakla kuşun parıltısından / Havzın suyu erguvana döndü”

Selim İleri
4 Haziran 1988 – Milliyet

Daha Fazla İlgili Makale Yükle
Load More By Haber Servisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunu da Kontrol Edin

Bizimkiler Dizisinde Oyuncu Değişikliği

Bizimkiler’de Cihat Tamer yerine bundan sonra Engin Şenkan’ı izleyeceğiz. Engi…