zeki-muren-oldu

Türkiye’nin Sanat Güneşi Zeki Müren, 45 sene evvel Türkiye’ye sesini ilk defa duyurduğu mikrofon kendisine hediye edildiği anda heyecanına yenik düştü ve hayata sahnede veda etti.

zeki-muren-mikrofon
1951 yılında şarkı söylediği “12 numaralı” mikrofonu TRT Genel Müdürü Yardımcısı Altan Kınal’ın elinden alan sanatçı çok heyecanlıydı. Sesi titreyen Zeki Müren sadece, “Gerçekten o mu” diyebildi.

Mikrofon elinde ölen Sanat Güneşi, sanki kendi ölümünü hazırladı

Yıllarca Bodrum’daki evinden çıkmayan Zeki Müren, sanki ölümünü hazırlar gibi, yaşamını konu alan bir belgeselde halkın önüne çıktı. TRT’de yayınlanan belgeselin son bölümü, aynı zamanda onun hayatının son sahnesi oldu.

45 yıllık mikrofon

Zeki Müren, Batmayan Güneş belgeselinin son bölümü ve ödül töreni için İzmir’deki TRT Stüdyolarına gitti. Burada Sanat Güneşi‘ne, 45 yıl önce radyoya ilk çıkışında kullandığı mikrofon hediye edildi.

zeki-murenin-olumu
Mini tören sırasında çok yorgun olduğu gözlenen Sanat Güneşi, zaman zaman programın sunucusu Hülya Yaşar Aydın’a tutunarak ayakta kalmaya çalıştı. Yerine geçerken de çok zorlanan ve yine sunucu Hülya Yaşar Aydın’ın koluna tutunan Zeki Müren’in çektiği acı yüzünden okunuyordu. Bundan birkaç dakika sonra Müren, sevenlerinden ayrıldı.

Saat 20.59 ve son

İşte o an yorgun yüreği bu heyecana dayanamadı. Kalbi sıkışan Zeki Müren, bir sandalyeye oturtuldu. Sanat Güneşi’mizin 65 yıllık hayatı, saat tam 20.59’da oturduğu sandalyenin üzerinde son buldu.

Radyodan TRT’ye

Türk Müziği’nin tartışmasız en büyüğü Zeki Müren, sanat yaşamına devlet radyosunda başladı. Bütün Türk halkının kalbini fethetti ve yaşamını yine devlet radyo televizyonunun bir stüdyosunda, spotlar altında noktaladı.

Zeki Müren evden çıkarken yakınlarıyla vedalaştı

Zeki Müren, dün İzmir’e gitmek üzere Bodrum’daki evinden çıkarken, bir ara geriye dönüp bakıcısı Fatoş Bıçakçı’ya, “Hakkınızı helal edin” dedi.

Sonra Muazzez Ersoy‘un gönderdiği beyaz renkli koyu renk camlı van tipi minibüse bindi ve son yolculuğuna çıktı.

Zeki Müren’in yanındakiler anlatıyor

Törenin sonuna doğru ter içinde kalan Zeki Müren fenalaşınca, yanında bulunan Muazzez Ersoy, “Paşam ışıkları söndürelim, biraz dinlenin” dedi. Müren ise, “Hayır! Biraz heyecanlandım, şimdi geçer” diye karşılık verdi.

Yanında bulunan Ajda Pekkan, “Son ana kadar çok mutluydu. Müthiş heyecanlıydı. Sanat hayatım onunla başladı. Ancak ne yazık ki bu mutluluk onun yanında yaşadığım bu şokla sonuçlandı.”

25 Eylül 1996 – Hürriyet

Zeki Müren kimdir?

Zeki Müren, Bursa’nın Hisar semtinde Kaya ve Hayriye Müren çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi Bursa’ya Üsküp’ten göç etti. Babası ailesini kereste tüccarlığı yaparak geçindiriyordu. 11 yaşında sünnet olan Zeki Müren çelimsiz, ufak tefek bir çocuktu

Eğitimine Bursa Osmangazi İlkokulu’nda başladı. Zeki Müren’in yeteneği o yıllarda öğretmenleri tarafından keşfedildi. Daha sonra müzikli müsamerelerde oynamış, ilk rolünü çoban rolünü almıştır. Ortaokulu Tahtakale’deki 2. Ortaokul da bitirdi ve ardından İstanbul Boğaziçi Lisesi’ne gitti. Burayı da birincilikle bitirmesinin ardından çok istediği İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi‘ne (Mimar Sinan Üniversitesi) girdi. Müren bu yıllarda Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen Atölyesi’nden mezun olmuş, desen çalışmaları birçok kez sergilenmiştir.

Sanat hayatı

zeki-muren-kimdir
Gençlik yılları…

Müzik hayatına tam anlamıyla Bursa’da tamburi İzzet Gerçekler’den aldığı derslerle öğrenmeye başladı. Üniversite öğrenciyken TRT İstanbul Radyosunun solist sınavında birinci oldu. İlk konserini, İstanbul Radyosu’nda yayımlanan programda vererek büyük bir beğeni kitlesine ulaştı. Konser sonrası, o dönemin ünlü isimlerinden Hamiyet Yüceses, radyo yayını sırasında Zeki Müren’i arayarak tebrik etmiştir.

Aynı hafta Şükrü Pınar’ın eseri “Muhabbet Kuşu” şarkısı plağını doldurttu. Bu plak Zeki Müren’in tüm Anadolu da tanınmasına yardımcı oldu. Bu başarısı ardından düzenli olarak, çoğu canlı yayın programı olmak üzere eserlerini seslendirmeye başladı. On beş yıl kadar radyo programlarında yer aldı. Bu yükselişte istikrarını bozmayıp, kendini plak ve sahne çalışmalarına vermiştir.

sanat-gunesi
Farklı olmayı her zaman çok sevdi.

Zeki Müren, ilk konserini 26 Mayıs 1955 tarihinde verdi. Alışılmışın dışında, kendi tasarım ettiği kıyafetleri giyer ve saz ekibine de tek tip kıyafet giydirirdi. Sahneye makyaj yapıp, sıra dışı saç stiliyle çıkardı. Hayatında ara ara kadınlarla anılmasına rağmen hayatı boyunca evlilik yapmamıştır. Behiye Aksoy ile birlikte dönüşümlü olarak on bir yıl Maksim Gazinosunda sahne aldı. Zeki Müren hayatı boyunda 600’ü aşkın plak ve kaset doldurdu. 300 kadar şarkı besteledi. İlk kez 1955 yılında Türkiye’de verilen Altın Plak Ödülü’nü, “Manolyam” adlı şarkısıyla aldı. Zeki Müren ses sanatçılığı dışında oyunculukta yaptı.

1954 yılın da “Beklenen Şarkı” adlı filmde oynadı. Başarısını burada da devam ettirdi ve kendi bestelediği şarkıların adını taşıyan 28 film de daha oynadı. 1965 yılında “Çay ve Sempati” adlı tiyatroda baş rolde oynayarak kariyerinde zirve yaptı. Oyunculuk dışında 1965 yılında 100’e yakın şiir yazdı. Bu şiirlerini “Bıldırcın Yağmuru” adlı şiir kitabında yer aldı. Şiirlerin bazıları; Kazancı Yokuş ve Kendimi Arıyorum, Alınyazım, Çim Makası, Son Kavga, Bursa Sokağı‘dır.

Zeki Müren, yukarıdaki haberde yer aldığı üzere, 24 Eylül 1996 tarihinde, sahnede hayata veda etti…

Daha Fazla İlgili Makale Yükle
Load More By Haber Servisi

Bir Yorum

  1. […] haberi. Ankara’da bulunuyordu. Uçağa atladığı gibi soluğu İstanbul’da aldı. Zeki Müren Bursa’dan soluk soluğa geldi. Sadri Alışık, İzzet Günay, Tamer Yiğit, Murat Soydan, […]

    Yanıt Ver

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir