asik-veysel-satiroglu-fikret-kizilok

Fikret Kızılok, Aşık Veysel’e bir kez daha aşık oldu

Fikret Kızılok ile düştük yollara. Sırtında gitarı, elinde plağıyla. Ünlü halk ozanı Aşık Veysel’in yaşadığı memleket Sivas idi istikamet.

Veysel’in evi, Veysel’in köyü, Veysel’in insanları bir başka uzak İstanbul’a, Ankara’ya. Evi defalarca, köyü saatlerce, insanları aylarca uzak… Ya da evi defalarca şirin, köyü defalarca rüzgarlı, insanları defalarca içten…

Yorucu bir günün sonunda vardık Sivas’ın Şarkışla ilçesinin Sivralan köyüne. Sivas’ın taştan ve elma ağacından başka ekin vermeyen köyüne. Yanımızda, 45 dakikalık yol için dünyanın yol parasını verdiğimiz jipin şoförü ve genç müzisyen Fikret Kızılok…

Bundan dört yıl önce ilk batı anlamında folk plağını doldurduktan sonra, “Türk benliğinden uzak melodilere kucak açan piyasa şarkılarından” kaçıp kendini öğrenim hayatına adayan ve bu yıl Dişçilik Yüksek Okulu’nun son senesine kadar gelen Fikret Kızılok

Çalgının kötüsü olmaz

fikret-kizilok-asik-veyselKarşı karşıya oturdular. Birinin elinde gitarı, birinin elinde sazı… Birinin yaşı 75, birinin yaşı 25… Birinin gözleri fıldır fıldır, birinin gözleri göz kapaklarının altına gömülmüş… Bütün bunlara rağmen her ikisinin gönlü aynı yöne çarpıyor. Fikret Kızılok, Aşık Veysel‘e yeni doldurduğu plağı dinletti. Sonra aldı eline gitarını, ünlü halk ozanının bütün türkülerini bir bir söyledi kendisine…

“Eline, diline sağlık Fikret Bey… Çok güzel söylüyorsunuz” dedi Veysel. “Yalnız bir türlü alışamadım şu alafrangaya. Şu aleti ver bir de ben bakayım…”

“Gitar bu Veysel Baba… Senin türkülerini bununla söylemeye çalışıyorum… Kötü dersin, iyi dersin, ne olursa kabulüm…”

“Yok! Çalgının kötüsü olmaz bence. Hangisini iyi çalarsan o hoştur…”

“Hiç gitar çalmayı denediniz mi Veysel Baba?”

“Denemedim. Saz gibi mi?”

“Bu altı telli Veysel Baba. Her teli ayrı bir ses veriyor. Onun için tek sesli olmuyor bu gitar. Ses bir vuruş olarak çıkıyor. ‘Akor’ diyoruz biz buna.”

asik-veysel-fikret-kizilokDaha neler neler anlatmadı ki Kızılok Veysel’e… Sanatın her dalında olduğu gibi müzikte de ülkelerin kendi benliklerine dönmeleri gerektiğini, bunun için geleneklerine bağlı yerli ozanlardan faydalanmanın çıkar bir yol olduğunu, kendisinin de bu yolu izleyeceğini, bir bir anlattı geleneklerin sanatçısına.

Sonra aldı sazı Aşık Veysel… Köyünü, evini, kendini anlattı türküleri ile. “Gitarı sazı, doğuyu batıyı bir yana bırakalım” diyen “İnsanlığı, kardeşliği arayalım” diyen türküleri ile…

29.11.1969 – Milliyet
Arda Uskan

Haberle ilgili notlar;

fikret-kizilok-asik-veysel-arda-uskanHenüz 20’li yaşlarındaki Fikret Kızılok bir plak çıkarmak ister. Plakta yer alacak iki şarkıyı çoktan seçmiştir bile; Söyle Sazım ve Yumma Gözün Kör Gibi… Gazeteci arkadaşı Arda Uskan ile Aşık Veysel’e ait bu türküleri plağa koymak için izin istemek gayesiyle çıkıp giderler büyük ustanın köyüne. 2 gün misafir kalırlar büyük halk ozanının evinde. Gözünün kör olma hikayesini anlatır Aşık Veysel misafirlerine. Daha neler neler konuşulur, ne muhabbetlere dalarlar iki gün boyunca. Biri sazını, diğeri gitarını alır eline. Konuşmaktan yorulunca, türküye sığınırlar.

Fikret Kızılok çok heyecanlıdır. Nihayet yanında getirdiği 250 kuruşu gözleri kapalı ancak gönlü sonsuz açık ozana uzatır ve ister iki şarkısını. Gülümser Veysel… Sonra da; “Bu parayı al şirketine götür, gazoz parası yapsınlar. Ama sen güzel söylüyorsun oğlum. İstediğin şarkımı kullanabilirsin.” der.

fikret-kizilok-saz-asik-veyselAylar sonra plak çıkar. Bu iki Aşık Veysel türküsü, Altın Plak Ödülü’nü kazandırır Fikret Kızılok’a. Kızılok ödülünü aldığı gibi ustasının yanında alır yine soluğu. 21 Mart 1973 tarihinde Aşık Veysel hayata veda edince, Fikret Kızılok; “Ustam öldü ve toprak oldu. Onun parmaklarının değdiği bu saz da toprağa kavuşmalı artık” diyerek Veysel’in mezarının başında kırar sazını.

Fikret Kızılok, Aşık Veysel’in ölümünün ardından uzun bir süre müziğe ara verir.

Daha Fazla İlgili Makale Yükle
Load More By Haber Servisi

3 Yorumlar

  1. […] İlk önceleri “Kaygısızlar” adlı grupta, , Fikret Kızılok, Semih Oksay ve Ali Serdar gibi isimlerle birlikte müzik yapmaya başlarlar. Hatta bir ara bu […]

    Yanıt Ver

  2. […] Karaca, Sezen Aksu, Edip Akbayram, Zülfü Livaneli, Erkin Koray, Fikret Kızılok, Doğan Canku, Bülent Ortaçgil, Nilüfer, Nükhet Duru, Osman Yağmurdereli, Kamil Sönmez, […]

    Yanıt Ver

  3. […] Kızılok ile Marie Claude ise Anadolu turundan sonra ayrılır ve evlenmez. Fikret Kızılok, 1973 senesinde Şeyda Kızılok ile […]

    Yanıt Ver

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir