“Ben yarınımı dünden hazırladım” diyen ünlü aktör, uzun süredir filmlerde rol almamasının sebeplerini anlattı…

Eşref Kolçak Türk Sineması’nın yakışıklı oyuncularından biri olarak uzun yıllar gerek başrol, gerekse ikinci rollerde filmlerde boy gösterdi. Epey zamandan beri film çevirmiyor olması nedeniyle hakkında “öldü” dedikoduları yayılan Eşref Kolçak, “Ben ölmedim, Türk Sineması öldü” diyor.

“Ölmemiş yaşıyor… Ölmemiş yaşıyor… Vallahi gözlerimle gördüm… İşte Eşref Abi bu… Gel öpeyim seni canım abim…”

aysecik-seytan-cekici-1960
Eşref Kolçak, “Ayşecik Şeytan Çekici” filminde başrolleri Belgin Doruk ve çocuk oyuncu Zeynep Değirmencioğlu ile paylaşmıştı.

Uzun boylu, yakışıklı adam, hayranlarının etrafını çevirip, ahiretten gelmiş, ölmüş de dirilmiş gibi bakmalarına bir anlam veremedi. Simit satıcısı bir çocuğun, eski gazeteyi uzatıp, “Bak abi ne yazıyor?” demesi üzerine şaşkına döndü. Gazeteye dikkatlice baktı ve gözlerin açıldı. “Hayret ölmüşüm de haberim yok” diye söylendi. Gazetede büyük başlıkla, “Eşref Kolçak öldü”, altta ise küçücük bir “mü” yazılıydı. Yani gazete “Eşref Kolçak öldü mü?” diye soruyor. Fakat “mü” çok küçük yazıldığı için ilk bakışta haber olarak “Eşref Kolçak öldü” yazısı dikkat çekiyor.

“Pes doğrusu! Bu kadar da yalan olmaz.”
Sinirle söylenen uzun boylu, yakışıklı adam, Türk Sineması’nın unutulmaz film yıldızı Eşref Kolçak, kendisine uzatılan hediye ciklet paketini aldı. Ciklet satıcısı çocuğun çıplak ayaklarına gözleri takılı kaldı. Ve düşündü;
“Sevilmek ne güzel şey… Beni milyonlarca hayranıma unutturmak için olmadık, akla hayale gelmedik dolaplar, dalavereler çevriliyor. Ama başaramıyorlar. Başaramayacaklar da… Varsın artık ismim afişlerde alta yazılsın. Ben milyonların kalbine yazılmışım ya! Önemi yok…”

Eşref Kolçak; “Metresiyle oynamadım diye beni boykot etti”

Eşref Kolçak yıllar önce, gülüşü, yürüyüşü ile delikanlılarca taklit edildiğini, genç kız ve kadınların ise kalplerini doldurduğunu biliyor ve mutlu oluyordu.

Eşref Koçak ile Beyoğlu’nda bir lokantada, sonra da Yıldız Parkı’nda konuştuk.

Zirveden düştüğünüz yolundaki iddialara ne dersiniz?

esref-kolcak-ile-roportaj
Sadece saçlarıma aklar düştü…

“Ben kesinlikle zirveden düştüğüme inanmıyorum. Ben Türk Sineması’nın bugün içinde bulunduğu çıkmazı görünce, sinema dünyasında dönen entrikaları da hazmedemeyince kendi kabuğuma çekildim. Tabii rakiplerim hemen benim öldüğümü yaydılar… İhtiyarladığımı yaydılar… Görüyorsunuz ya vücudumda bir gram bile yağ yok. Sadece saçlarıma aklar düştü o kadar. İşin gerçeği Eşref Kolçak ölmedi, Türk Sineması öldü. Bakın size ilginç bir olay anlatayım;

Adam film yapımcısı… Beni çağırdı… Metresiyle birlikte film çevirmemi istedi. Ben daha kamera karşısında durmasını bile bilmeyen bir kadınla oynamayı kesinlikle reddettim. Kızgın filmci de beni boykot etti. Çalıştığı bölgeye benim hiçbir filmimi sokmayacağını söyledi. Sokmadı da… Hemen hemen her gün aleyhimde haberler yayıldı. Maksat beni gözden düşürmekti. Ben zaten seks filmi furyasının sürdüğü bir ortamda film yapmazdım. Yapmadım da… Çünkü ben aile kavramına saygılıyım. Hayranlarımdan ve aile babalarından aldığım mektuplar da bunu gösteriyordu. Birçok anne-babanın bana gönderdiği mektupları hala saygıyla saklıyorum. Bu mektupların çoğunda;

‘Eşref Bey, sizin oynadığınız filmlerin hepsine çoluk çocuğumuzu korkmadan gönderebiliyoruz. Çünkü siz filmlerinizde bile ahlakı temsil ediyor, aile kavramına her zaman için saygılı davranıyorsunuz’ diye yazıyor.”

Türk Sineması’na ihanet edildi

kolcak-ailesi
Eşref Kolçak oğlu Harun Kolçak ve eşi Özcan Kolçak ile birlikte…

“Oysa gün geldi Türk Sineması aileye kapatıldı. Aileler seks furyası yüzünden sinemaya adım atamaz, çoluk çocuklarını da gönderemez oldular. Bu ise Türk Sineması’na bir ihanetti. Sinema diye bir şeyin olmadığı ortamda ben, Türk Sineması’na yıllarını vermiş bir Eşref Kolçak olarak niçin seyircime ihanet edeyim?

Şimdi yaptığım gibi hoşuma giden senaryo olursa o filmde oynuyorum. Ama baba rolü oynuyorum. Önemi yok bunun. Önemli olan roldür. Benim bu tutumum, zirveden düşmek midir? Yoksa seyircime, Türk Sineması’na saygı mıdır? Kararı izleyicim vermeli…”

11 Ocak 1984 – Hürriyet

Daha Fazla İlgili Makale Yükle
Load More By Haber Servisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir