atilla-tas-ham-cokelek

“Ham Çökelek” şarkısıyla şöhreti yakalayan, deyim yerindeyse tam anlamıyla tiraj patlaması yapan Atilla Taş’la “beş parasız” olduğu günlerde, gecelerini geçirdiği Maçka Parkı’nda buluştuk ve o günleri konuştuk.

Atilla Taş, şöhreti bir şarkıyla yakaladı. Önce Ham Çökelek şarkısıyla gündem oldu. Sonra Silifkeliler “Türkümüzü bozdu” diye genç şarkıcıya tepki gösterdi. Tartışma ekranlara kadar taşındı. Yöre halkı, belediye başkanının öncülüğünde Atilla Taş hakkında 10 milyar liralık tazminat davası açtı. Daha sonra Taş, kısa bir süre öncesine kadar beş parasız ve parklarda yatan bir insan olduğunu açıkladı. Ardından evli olduğu, 5 yıl önce ayrıldığı eski eşinden 7 yaşında bir kızı olduğu ortaya çıktı. Atilla Taş’ın arka arkaya yaşadığı bu olaylar zinciri, kasetinin tirajına da yansıdı. Menajeri Erol Köse’nin deyimiyle, “patlamadı infilak etti.” Taş, Milliyet’in sorularını bir süre ikamet ettiği Maçka Parkı’nda cevaplandırdı.

Atilla Taş, çuval parçalarını kendine yatak, kağıt toplarını yastık, kalınlığını kirliliğe borçlu battaniyeleri ise yorgan diye üstüne çekip, pek çok gecesini geçirdiği Maçka Parkı’na, üzerinde Damat’tan pahalı bir takım elbise, elinde cep telefonu ve yanında; menajeri, yardımcısı ve şoförü ile birlikte geldi.

Garsonluk ve komilik yaptım

atilla-tasİstanbul’a hangi hayallerle geldin?
“İstanbul’a bundan 5 yıl önce geldim. Ama çeşitli aralıklarla memleketime gidip geldim. Zaten il il geziyor ve iş buldukça çalışıyordum. Hayatımı kazanmak zorundaydım. Garsonluk, komilik, bulaşıkçılık yapıyordum. Ne iş bulursam onu yapıyordum. Yanı sıra düğünlere de gidiyordum.”

En son ne zaman yattın Maçka Parkı’nda?
“1,5 yıl kadar oluyor. Aralıklarla 1 ay kaldım bu parkta. Kimi zaman iş ve para bulduğumda, bir otele gidiyor, otelde kalıyordum. Ya da geceleri çalıştığım yerde yatıyordum. İşi bırakınca, param da bittiği zaman soluğu yine Maçka Parkı’nda alıyordum.”

Bu tür parklarda yatanların çoğu tinerci oluyor;
“Çok karşılaştım onlarla… Hatta tacize de uğradım bu konuda. Onlar gibi olmazsan, içmezsen seni yabancılıyor, dışlıyorlar. Ama onlardan farklıydım hep… İçlerine hiç girmedim. Küçük çocuklar vardı. Onları döndürmeye çok çalıştım ama olmadı, başarılı olamadım.”

Atilla Taş duygu sömürüsü yapıyor derler

Günün birinde bu banklara, ünlü biri olarak döneceğini hayal ediyor muydun?
“Hiç etmezdim. Şu anda zaten kendimi bi acayip hissediyorum. Benim öyküm kurmaca değil. Hatta ben, ‘bu parkta yattığımı hiç söylemeyelim, sonra duygu sömürüsü yapıyor derler’ dedim. Ama gizlersek de sonra ortaya çıkarsa iyi olmaz diye düşündüm.”

Maçka Parkı’na şöhretli olarak döndün. Cebinde kaç lira var?
“Cebimde çok fazla para taşımıyorum ama durumum Allah’a çok şükür iyi.”

Şimdi nerede oturuyorsun?
“Fulya’da. Dayalı, döşeli bir daire tuttular bana orada oturuyorum.”

Müzik eğitimi aldın mı?
“Bir eğitim almadım. Musiki cemiyetlerine birkaç kez gittim. Düğün salonlarında yalvarırdım, bana bir şarkı okutun diye. Alaylıyım. Konservatuara çok gitmek istedim ama olmadı. Sınavları zor. Kazansam bile okumak için para nerde? Ama kulağım çok iyi.”

Nota biliyor musun?
“Bilmiyorum. Kasetimde 9 şarkının söz ve müziği bana ait. Doğaçlama mı diyeyim, esinlenme mi diyeyim. Öyle çıkıyor. Notayı aranjör yazıyor. Söz yazarı olarak kendimi çok geliştirdim.”

21 Kasım 1998 – Milliyet
Ali Eyüboğlu

Daha Fazla İlgili Makale Yükle
Load More By Magazin Servisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir