dario-moreno

Fransız filmlerinin amansız gangsteri, müzik dünyasının altın sesli sanatçısı…

Bizim Dario Moreno;

Dario Moreno, Fransa’da “dünya çapında bir ün”e eriştiyse de, Fransız sinemasında ve Avrupa sahnelerinde ışıl ışıl parladıysa da özbeöz “Bizim Dario Moreno” idi…
3 Nisan 1921 günü İzmir’de orta halli bir musevî ailesinin çocuğu olarak doğmuştu.

Çocukluğu Karataş civarında geçmiş, o semtin çocukları arasında büyümüştü. Delikanlılık yılları da İzmir’de geçmişti. Orada okumuştu. Yaşı yirmiye geldiğinde, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi o da vatanî göreve gitmişti. Türk ordusunda er olarak vatan borcunu tamamlamıştı.

Terhisinden sonra tekrar doğum yeri ve baba ocağı olan İzmir’e dönmüştü. Burada çeşitli işlere girmiş çıkmıştı. Daha delikanlılık yıllarında içine kor gibi düşen bir tutku, onun belli bir işte kalıp çalışmasını engellemişti. Dario, şarkı söylemek, şarkıcı olmak istiyordu kısacası. Güzel bir sesi de vardı. O yumuşak ve kadife gibi sesi dinleyen herkes pek beğeniyordu ki, bu da ona ayrıca umut veriyordu.
Türkiye’de hafif müzik konusu henüz bir meslek olabilmekten uzaktı o günlerin şartları içinde. Bu nedenle şarkıcılıkta “ekmek” bahis konusu olamazdı.

Dario, uzun uzun düşünüp taşınmış; her şeyi enine boyuna tartıp biçmiş, sonunda yurt dışında şansını aramaya karar vermişti. Fransa’da bulunan uzak akrabaları ona en büyük umut kapısı olmuştu. Onların sayesinde Paris’te şansını deneyebilirdi. Böyle düşünmüş, böyle karar vermiş ve sonunda kalkıp Fransa’ya gitmişti.

Paris’ten yükselen şöhret; Dario Moreno

bizim-dario-morenoİzmirli Dario, artık Paris’teydi… Son derece girgin o ölçüde de sevimli bir insandı. Yılmak denilen bir şey de kitabında yazılı değildi. Bu özelliklerinin bir araya toplanması sonucuna biraz da inat katılınca Paris’te Dario için başarı kapıları birbiri ardına ağır ağır açılmaya başlamıştı.

Şarkıcılıkla işe başlamış ve bu alanda başarıya ulaşmıştı. Paris’ten yükselen sesi kısa zamanda Avrupa’ya yayılmaya başlamıştı. Arka arkaya çıkardığı plâklar da kapışılmaktaydı. Fransa radyolarından bütün güzel sesini dinletiyordu Dario Moreno.

Ünü Avrupa’ya yayılırken Türkiye’ye de ulaştı tez elden. Türkiye kendisini ilkin bir Fransız ses sanatçısı olarak tanıdı. İzmirli arkadaşları bile bu Avrupa çapında üne sahip sanatçının onların Dario’su olduğuna inanamamışlardı önceleri.

Sonra onun yabancı basından Türk basınına aktarılan sözleriyle gerçek ortaya çıktı. Ünlü sanatçı büyük bir içtenlikle;
“Ben İzmirliyim ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım …” diyordu. Bu sözlerinde gerçek bir gurur okunuyordu.

Demek ki Avrupa’da ün yapan bu sanatçı “Bizim Dario Moreno” idi her şeyden önce. Daha bunun ülkedeki yankıları devam ederken Dario Moreno’nun Türkçe olarak okuduğu bir plâk ortaya çıktı.

“Canım İzmir’im…” diyordu Dario Moreno…

Müzik dünyasının ünlü sesinin peşine Fransız sinemacıları da düştüler. Dario, eskilerin “nev’i şahsına münhasır” dedikleri, kendine özgü görüş ve davranışları olan samimî bir insandı. Müzikal filmlerde oynamak istemedi. Bilâkis polisiye filmlerde gangster rollerini tercih etti.

Ünlü Fransız aktörü Eddie Constantin tarafından çevrilen “Lemmy Coutchen” dizisinde başarılı kompozisyonlarıyla aynı zamanda aktör olarak da büyük bir yetenek olduğunu kanıtladı Dario Moreno.

Dario Moreno Türkiye’yi hiç unutmadı

1960’lı yıllarda Dario Moreno ünlü bir ses ve sinema sanatçısıydı, ünü tüm Avrupa’ya yayılmıştı. Fakat doğup büyüdüğü ve vatandaşı olmakla gururlandığı ülkeyi; Türkiye’yi de hiç bir zaman unutmamıştı.

Her vesileyle sık sık geldi. İzmir’de ve İstanbul’da kaldı, konserler verdi, eski arkadaşları ve yeni edindiği dostlarıyla gezip tozmaktan, oturup konuşmaktan daima zevk duydu.

“Bizim Dario Moreno” buradaki günlerinde eskisi gibi “Bizden biri” olmayı tercih etti daima. Eğlenmeye gittiği bir gazinoda, bir gece kulübünde orkestradan kendisine uzatılan mikrofonları hiçbir zaman reddetmedi. Ünlü sanatçı gururunu ve kaprisini yapmadı. Çıkıp şarkı söyledi, kendisine içtenlikle sunulan alkışlardan her zaman en büyük hazzı duydu.

“Birkaç sene sonra temelli olarak döneceğim yurduma…” diyordu her yerde her zaman, her vesileyle. 1968 yılı sonlarındaki gelişinde bir türlü dönmeyi arzulamamıştı. Bu nedenle birkaç kez de tehir etmişti, hareketini. Ancak Paris’te de kontratları vardı, işinin başına gitmesi gerekiyordu.

Efkârlanmıştı İstanbul’dan ayrılırken ve bunun da etkisiyle o gece içkiyi biraz da fazla kaçırmıştı. Yeşilköy Havaalanında kendisini Paris’e götürecek uçağa giderken birden merdivenlerden yuvarlandı. Bu hem şiddetli, hem de kötü bir düşüş olmuştu. Başını sert bir biçimde taş merdivenlere çarpan Dario Moreno oracıkta beyin kanamasından hayata gözlerini yummuştu (1 Aralık 1968).

Bu topraklarda doğan bizim Dario Moreno, yine bu topraklarda can vermişti böylece. Hatırası anılarda, güzel sesi ve şarkıları ise plâklarda ve bandlarda olanca tazeliği ile yaşamaktadır.

Köşe Yazısı: Ara Güler

Haberle ilgili not;

deniz-ve-mehtap-morenoŞöhretinin zirvesindeyken bile doğduğu, yaşadığı şehri, İzmir’i unutmayan Dario Moreno’nun, Paris’te düzenlenen Latin Amerika Şarkıları Festivali’nde göstermiş olduğu tavır, onun Türkiye’ye olan sevgisini göstermektedir.
Fransa adına yarıştırılan Dario Moreno, söylediği şarkıyla birinci seçilir. Ödül töreninde Fransa Ulusal Marşı ve bayrağı göndere çekilirken müdahale eder. Moreno, göğsünden çıkardığı Türk bayrağını göstererek, “Ben Türk’üm, İzmirliyim” der ve bayrağımızı dalgalandırır.

İzmir’deki tarihi Asansör’ün bulunduğu sokağa adı verilen Dairo Moreno’nun İzmir ile ilgili sözleri duvarda asılı durmaktadır.
“ İzmir, tatlı ve sevgili şehrim, Bir gün şayet senden uzakta ölürsem; beni sana getirsinler. Fakat mezarıma götürürlerken, ‘öldü’ demesinler. ‘Uyuyor’ desinler, Koynunda tatlı İzmir’im…”

Dario Moreno’nun vasiyeti İzmir’de gömülmek olsa da, annesi Madam Roza’nın İsrail’e yerleşmiş olması nedeniyle yerine getirilemez. Sevgili Dario Moreno, Telaviv’deki Holon Mezarlığında toprağa verilmiştir…

Deniz ve mehtap sordular seni neredesin…?”

Dairo Moreno Albümleri;

Granada-Adios Amigos/ Bossa Nova/ Kalipso/ Le koko/ Canım İzmir/Si Tu Vas A Rio / Viens/ Uzun Bos/ Moreno Poy POY/Melezi Ye Ye Ye/ Hatıralar Hayal Oldu / Olam Boyun Kurbanı/ Tropical Dario/Oh Que Dario

Ödüller;

“Oeil Pour Oeil” (GÖZE GÖZ) adlı filmiyle Fransa’da en iyi yardımcı aktör ödülünü almıştır.

Dario Moreno 1958 yılında la vie parisienne’de ilk defa klasik bir eseri plağa doldurdu ve o yılın “grand prıx du dısque” (plak armağanı) ödülünü kazandı.

1962’de Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Hitit Güneşi” ödülünü kazandı.

1969 yılında Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı, “Darıo Moreno” ödülünü koydu, ve bu ilk ödülü “Esin Afşar” ve “Jacques Brel” Paris Büyükelçiliğindeki törenle teslim aldılar.

1988 yılında, 6 Ekim gecesi Akdeniz müzik yarışmasında, bu yarışmanın direktörü, ve rahmetlinin çok yakın dostu Erkan Özerman’ın girişimi ile “Dario Moreno” anısına “altın Hitit” ödülü konuldu. Bu ilk ödülü İtalyan sanatçı Gianluigi di Franco aldı.

Daha Fazla İlgili Makale Yükle
Load More By Haber Servisi

Bir Yorum

  1. […] Yolu’nda iki sevgili. Birazdan Dario Moreno Sokağı’nın bitiminde yer alan tarihi Asansör’e binecekler. Mine (Ayten Gökçer) […]

    Yanıt Ver

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir